Olaylar, Çin’in bölgedeki demografik yapıyı değiştirme politikaları, zorunlu kürtaj uygulamaları ve dinî baskılara karşı artan halk öfkesinin patlamasıyla başladı.

Katliamın Arka Planı

Barın kasabası, Kaşgar bölgesine bağlı küçük bir yerleşim yeriydi. Ancak Çin yönetiminin özellikle Müslüman Uygur kadınlara uyguladığı doğum kontrol politikaları, Uygur halkının sabrını taşırdı. Yerel halk, Çin Komünist Partisi’ne karşı barışçıl protestolarla başladı; ancak Çin yönetimi bunu “ayaklanma” olarak nitelendirerek orduyu devreye soktu.

Kanlı Müdahale

5 Nisan 1990’da başlatılan protestolara karşı Çin Halk Kurtuluş Ordusu çok sayıda askeri birlik ve zırhlı araçla Barın’a girdi. Tanıklıklara göre binlerce Uygur Türkü gözaltına alındı, yüzlercesi ise olay yerinde katledildi. Bazı kaynaklar 1.000’i aşkın kişinin öldüğünü belirtirken, Çin hükümeti bu verileri hiçbir zaman resmî olarak açıklamadı.

Sessizlik ve Sansür

Olay sonrası bölge tamamen ablukaya alındı. Uluslararası medya ve insan hakları kuruluşlarının girişine izin verilmedi. Barın ve çevresinde yaşayan aileler, kaybettikleri yakınlarının akıbetine dair hiçbir bilgi alamadı. Katliam, uzun yıllar boyunca Çin devleti tarafından sansürlenen bir gerçek olarak kaldı.

İtalya'da muhalefet lideri Conte'den İsrail'e kapsamlı silah ambargosu çağrısı İtalya'da muhalefet lideri Conte'den İsrail'e kapsamlı silah ambargosu çağrısı

Direnişin Sembolü

Barın Katliamı, Doğu Türkistan’da halkın Çin baskılarına karşı verdiği direnişin sembollerinden biri oldu. Her yıl 5 Nisan’da dünya genelindeki Uygurlar tarafından anma etkinlikleri düzenleniyor. Katliam, yalnızca bir halkın fiziki olarak bastırılma hikayesi değil; aynı zamanda kimlik, inanç ve bağımsızlık uğruna verilen mücadelenin de tarihi bir dönüm noktası olarak hafızalara kazındı.

Bugün Ne Anlama Geliyor?

Barın Katliamı, 21. yüzyılda Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kampları, dinî yasaklamalar, zorunlu çalıştırma politikaları ve kültürel asimilasyon uygulamalarıyla devam eden baskıcı rejimin başlangıç noktası olarak görülüyor. Olay, hâlâ adaletin sağlanmadığı, faillerin hesap vermediği, bir halkın susturulmuş çığlığı olarak tarihteki yerini koruyor.

daily ummah