Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, Gazze kentindeki Ehli Baptist Hastanesinde düzenlediği basın toplantısında, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, Refah'taki saldırıyla ilgili "ikaz ve acil durum farları olmadan İsrail ordu birliklerine doğru şüpheli bir şekilde ilerleyen birkaç koordinasyonsuz araç tespit edildiği" yönündeki açıklamasını yalanladı.

Basal, infaz edilen sağlık ve insani yardım çalışanlarına ait naaşların, Sivil Savunma ve Kızılay araçlarının imha edildiği yerden 200 metre uzaklıkta bulunduğunu ve üzerlerinde insani yardım çalışmalarında giyilen turuncu üniformaların olduğunu söyledi.

Göreve giden sivil savunma ekiplerinin elleri ve ayakları bağlı ve gömülü halde bulunduğunu ifade eden Basal, baş ve göğüslerinde kurşun izleri bulunduğunu, bunun da infazın yakın bir mesafeden gerçekleştiği anlamına geldiğini belirtti.

Basal, sağlık çalışanlarından birinin başı kesik diğerlerinin de cesetleri parçalanmış halde bulunduğunu aktardı.

Hedef alınan ambulans ve sivil savunma araçlarının, İsrail tarafına daha önce verilen "kimlik numarası ve uluslararası koruma amblemi" taşıdığına dikkati çeken Basal, "Göreve giden araçlar sadece ekipler tarafından taşınıyordu. Hepsi sivil savunma ve Kızılay çalışanıydı. Tek görevleri vatandaşların yardım çağrılarına yanıt vermekti. Tüm bunlar katledilmelerine engel olmadı. İsrail insan hakları sözleşmelerini ihlal ederek hepsini infaz etti." dedi.

Basal, İsrail ordusunun Refah'ta işlediği bu suçun araştırılması için uluslararası soruşturma komitesi kurulması çağrısında bulundu.

İsrailli yetkili: Suriye'ye saldırılarımız Türkiye'ye mesajdır İsrailli yetkili: Suriye'ye saldırılarımız Türkiye'ye mesajdır

Öte yandan İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'nin güneyinde güvenlik çitine yaklaştığı gerekçesiyle bir Filistinliye ateş açarak vurdukları belirtildi.

Olayda kendi güçlerinden ölen ya da yaralanan olmadığına dikkat çekilen açıklamada, söz konusu Filistinlinin kimliği veya akıbeti hakkında bilgi verilmedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin 23 Mart'ta Gazze Şeridi'nin Refah kentinde hedef aldığı ambulansa düzenlenen saldırıyı savunmuştu.

İsrail ordusunun, Refah'taki yaralılara müdahale etmek için bölgeye giden ambulansa uluslararası hukuku ihlal ederek ateş açmasına ilişkin Saar, "İsrail ordusu, rastgele bir ambulansa saldırmadı. Geçen pazar günü, ikaz ve acil durum farları olmadan İsrail ordu birliklerine doğru şüpheli bir şekilde ilerleyen birkaç koordinasyonsuz araç tespit edildi." demişti.

İsrail ordusu, Refah'ta ambulansa ateş açtığını itiraf etmişti

Filistin Kızılayı'ndan 23 Mart'ta yapılan açıklamada, Refah'taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulansın ve içindeki ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı ve bazı sağlık görevlilerinin saldırıda yaralandığı bildirilmişti.

Gazze'deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıkan ekipleriyle bağlantıyı kaybetmişti.

Gazze Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada Refah'ta hedef alınan ve naaşlarına ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti.

İsrail ordusu ise Gazze Şeridi'nin Refah kentine 23 Mart'ta düzenlediği saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gelen ambulans ile itfaiye aracını hedef aldığını itiraf etmişti.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher ise yaptığı açıklamada, İsrail tarafından öldürülen ve Gazze'de araçlarının yanında naaşları bulunan 15 sağlık ve insani yardım çalışanı için "hesap verilmesini ve adaletin tecelli etmesini" istemişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.