Hamas'tan yapılan açıklamada, Harem-i İbrahim Camisi'nin avlusundaki çalışmaların yetkilerinin Filistin Vakıflar Bakanlığından İsrail'e devredilmesi kararının, "Müslümanlara ait kutsal mekanlara yönelik devam eden saldırılar zincirinin bir parçası olarak açık ve tehlikeli bir ihlal" olduğu belirtildi.

Açıklamada, "Bu karar, Harem-i İbrahim Camisi katliamının 31. yılına denk geliyor ve işgalcinin gerçek niyetini, camiyi Yahudileştirme, bölme ve tamamen kontrol altına alma konusundaki kararlılığını gözler önüne seriyor." ifadelerine yer verildi.

"Caminin tamamen Müslümanlara ait bir vakıf mülkü" olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'ni tamamen Yahudileştirme ve kontrol altına alma yönündeki tüm planlarının başta El Halil olmak üzere Filistin halkının direnişi karşısında başarısızlığa uğrayacağı kaydedildi.

Hamas, cenazelerini teslim edeceği İsrailli 4 esirin ismini açıkladı Hamas, cenazelerini teslim edeceği İsrailli 4 esirin ismini açıkladı

İslami Cihad Hareketi de yaptığı açıklamada, İsrail'in eylemini, "camiyi Yahudileştirme ve Siyonist kontrolünü pekiştirme amacı güden sinsi bir plan çerçevesinde atılmış yeni saldırgan bir adım" olarak nitelendirdi.

Açıklamada, El Halil'deki ve Batı Şeria'nın diğer bölgelerindeki Filistinlilere "bu Siyonist plana karşı koymak için Harem-i İbrahim Camisi'nde genel seferberlik ve birlikte hareket etme" çağrısı yapıldı.

Filistin Vakıflar ve Dini İşler Bakanlığı da işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi'nin tamamen Müslümanlara ait vakıf mülkü olduğunu bildirmişti.

Bakanlık, Harem-i İbrahim Camisi avlusunun çatısında çalışmalara başlanması için Bakanlığın yetkileri elinden alınarak İsrail'e devredildiği yönündeki haberlerin yayılmasının ardından konuya ilişkin açıklama yapmıştı.

Bakanlığın açıklamasında, "Harem-i İbrahim Camisi tamamen Müslümanlara ait vakıf mülküdür ve ne kadar güçlü olursa olsun hiç kimsenin onu tahrif etmeye, özelliklerini değiştirmeye, dini kimliğini silmeye ve geri kalan kısımlarını Yahudileştirmeye çalışma hakkı yoktur." ifadesi kullanılmıştı.

İsrail'in, günlük ihlal ve saldırılarını sürdürürken camiyi 2017 yılında kültürel miras listesine alan tüm uluslararası yasa ve sözleşmeleri hiçe saydığı bildirilen açıklamada, Harem-i İbrahim Camisi'nin egemenliğinin bakanlığa ait olduğu ve bu dini ve tarihi simgeyi değiştirmeye yönelik herhangi bir girişimin, bu egemenliğe ve İslami kutsallardan biri üzerindeki hukuki, dini ve siyasi yetkisine bir ihlal ve saldırı olduğu kaydedilmişti.

Açıklamada, Bakanlığın, İsrail'in günlük saldırılar, caminin kutsallığının ihlali, onun üzerindeki kontrolünü genişletme ve Talmud öğretilerinin uygulandığı saf bir Yahudi sinagoguna dönüştürme gibi faaliyetlerle Harem-i İbrahim Camisi'ne yönelik planlarının farkında olduğu ifade edilmişti.

İsrail'in birkaç ay önce Harem-i İbrahim Camisi'nin avlusunun çatısını kapatma girişimi de bu bağlamda ortaya çıktığı aktarılan açıklamada, ancak El Halil şehri halkının ve buradaki resmi ve sivil kurumların Harem-i İbrahim Camisi'ni savunma konusunda Filistin hükümetinin arkasında durmasıyla İsrail'in bu girişimlerden vazgeçtiği belirtilmişti.

Bakanlığın açıklamasında yetki devriyle ilgili haberin doğru veya asılsız olduğuna dair bilgiye yer verilmezken, Kudüs Haber Ağı'nın haberinde, İsrailli yetkililerin, Harem-i İbrahim Camisi yönetimine, Filistin Sivil İrtibat Birimi aracılığıyla, caminin avlusunun çatısındaki tüm çalışma yetkilerinin Filistin Vakıflar Bakanlığından İsrail'e devredilmesi konusunda bilgi verdiği aktarılmıştı.