İsrail ordusu soruşturması: Hamas, 7 Ekim’deki Nova Festivali’nden habersizdi İsrail ordusu soruşturması: Hamas, 7 Ekim’deki Nova Festivali’nden habersizdi

288 “evet” oyu ile kabul edilen tasarı, şu anda parlamentonun üst kanadı olan Eyaletler Konseyi’ne (Rajya Sabha) sunulmayı bekliyor. Yasalaşması için son aşamada Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu’nun onayı gerekiyor.

Muhalefetteki Kongre Partisi, tasarıya karşı çıkarak bunun anayasa dışı olduğunu ve Müslümanlara yönelik açık bir ayrımcılık taşıdığını savundu. Partinin önde gelen isimlerinden Rahul Gandhi, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu yasa tasarısı, Müslümanları marjinalleştirmeyi ve mülkiyet haklarını gasp etmeyi amaçlayan bir silahtır” dedi.

Vakıf Mallarına Müdahale Yetkisi Veriyor

Yeni yasa tasarısı, Hindistan’daki 1995 tarihli İslami Vakıflar Kanunu’nda değişiklik yapmayı öngörüyor. Kabul edilmesi hâlinde, dinî, eğitimsel ya da hayır amaçlı faaliyet gösteren Müslüman vakıfların mal varlıklarına merkezi hükümet doğrudan müdahale edebilecek. Bu yetkiler arasında denetim, el koyma ve mülkiyet yönetimine doğrudan müdahale yer alıyor.

Tasarıya karşı, Hindistan genelindeki Müslümanlar ve vakıf temsilcileri yoğun protestolar düzenliyor. Tüm Hindistan Müslüman Kişisel Hukuk Konseyi, tasarıya karşı 24 Mart’tan bu yana ülke çapında direniş kampanyası başlattı.

Tarihi Arka Plan ve Ekonomik Boyut

Hindistan’da Müslüman vakıfların tarihi, ülkenin 1947’de bağımsızlığını kazanıp Pakistan’dan ayrılmasına kadar uzanıyor. 1954 yılında çıkarılan ilk Vakıflar Yasası ile, Müslümanlara ait mezarlıklar, imam maaşları, yoksullara yardım, eğitim kurumları ve dinî hizmetler gibi çeşitli amaçlarla kurulan yüz binlerce vakıf devlet tarafından sınıflandırıldı.

1964 yılında, merkezi hükümete bağlı çalışan Merkezi İslami Vakıflar Konseyi kurularak tüm vakıflar bu kurumun denetimine alındı. 2013’te yetkileri genişletilen bu konsey, Hindistan’daki 28 eyaletteki vakıf kurumlarına talimat verebilecek güce sahip hale geldi.

Hindistan hükümeti tarafından 2004 yılında atanan “Sachar Komisyonu”nun raporuna göre, ülkede yaklaşık 500 bin Müslüman vakıf sözleşmesi bulunuyor. Bu vakıfların toplam alanı 600 bin dönümü aşıyor ve piyasa değeri 20 milyar dolar civarında. Ancak komisyon, vakıf mallarının gerçek getirisinin yıllık yaklaşık 27 milyon dolar olduğunu, ancak bu gelirin potansiyel olarak 2 milyar dolara kadar çıkarılabileceğini belirtiyor.

Müslümanlar Baskı Altında

Yeni yasa tasarısı, Müslümanlara ait bu büyük ekonomik kaynağın merkezi hükümet kontrolü altına alınmasını hedefliyor. Müslümanlar ise bunun, kimliklerine, mallarına ve dinî özgürlüklerine yönelik sistematik bir tehdit olduğunu vurguluyor.

Hindistan’daki Müslümanlar, özellikle son yıllarda BJP hükümetinin politikaları nedeniyle artan ayrımcılık, camilere ve mezarlıklara yönelik müdahaleler, ve nefret suçlarıyla karşı karşıya. Yeni yasa tasarısı da bu sürecin bir parçası olarak görülüyor.

daily ummah