Reyhan, 2012 yılında Şam'da tutuklanmasının ardından cezaevinde yaşadıklarını ve Suriye hapishanelerindeki insanlık dışı koşulları anlattı.

39 yaşındaki Beyan Reyhan, 25 Eylül 2012'de Kafr Suse'deki devrik rejimin işkenceleriyle meşhur 215. Şube'de "Ölüm Birliği" diye bilinen birimde gözaltına alındıktan sonra çeşitli işkencelere hem maruz kaldı hem de şahit oldu.

Reyhan, hapishanede kadın tutukluların maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik işkenceleri detaylarıyla anlatarak, alıkonan suçsuz kadınların dövüldüğünü, ellerinin ve ayaklarının bağlandığını, ahlaksız küfürlerle hakarete uğradıklarını ve cinsel tacizle tehdit edildiklerini söyledi.

Reyhan, küçücük hücrelerde 10 ila 15 kişinin kaldığını ve her gün işkencede hayatını kaybeden tutukluların bilinmeyen yerlere götürüldüğünü, 14 yaşındaki masum küçük kız çocuklarının tutuklanıp hücrelerine getirildiğini belirtti.

Türkiye'nin arabuluculuğuyla gerçekleştirilen takas sayesinde serbest kalan Reyhan, bu süreçte İHH İnsani Yardım Vakfının önemli rol oynadığını kaydetti.

Hapishanedeki ilk sorgusunu ve sonrasında hücrede yaşadıklarını unutamayan Reyhan, bazı mahkumlara elektrik verilerek işkence edildiğini dile getirdi. Reyhan, "Bir gece, hücrelerinin önünde ıslatılıp elektrik verilen bir erkek mahkumun etinin yanık kokusunu unutamıyorum." dedi.

Hücre arkadaşları arasında en ağır işkenceye maruz kalan kişinin Mirvet Esed isimli kadın olduğunu belirten Reyhan, her gece saat 00.00'da işkence için hücreden çıkarıldığını ve vücudunun morluklar içinde kaldığını dile getirdi ve sürekli Beşşar Esed'in akrabası olduğunu ve çocuklarının elinden alındığını söylediğini aktardı.

Konya'da İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi Konya'da İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi

Kardeşi Halil'in de devrik rejim tarafından tutuklandığını, bir daha da haber alamadıklarını belirten Reyhan, bu acının kendisini derinden yaraladığını anlattı.