Söz konusu satış, daha önce Başkan Joe Biden tarafından, bu silahların aşırılık yanlısı Yahudi işgalci yerleşimcilerin eline geçebileceği endişesiyle askıya alınmıştı. Ancak göreve geldikten sonra Başkan Donald Trump, 6 Mart’ta Kongre’ye resmi bildirimde bulunarak süreci yeniden başlattı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, satışla ilgili Kongre’ye gönderdiği belgede, tüfeklerin “nihai kullanıcısının İsrail polisi” olacağını belirtti. Açıklamada ayrıca, “siyasi, askeri, ekonomik, insan hakları ve silah kontrolü açısından gerekli değerlendirmelerin yapıldığı” ifade edildi.
Trump Yaptırımları Kaldırdı, Silah Satışını Hızlandırdı
Trump, göreve başladığı 20 Ocak’ta imzaladığı bir kararnameyle, işgalci İsrailli yerleşimcilere yönelik Amerikan yaptırımlarını iptal etti. Bu kararla birlikte İsrail’e yönelik silah satışlarında ciddi bir artış yaşandı.
Satışa karşı çıkan Demokrat Kongre üyeleri, Biden döneminde anlaşmayı durdurmuş ve silahların kullanımına dair garanti istemişti. Ancak Trump yönetimi bu talepleri dikkate almadan işlemi hızlandırdı.
Yerleşimcilere Silah Endişesi
Silahların, aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir’in kontrolündeki “sivil güvenlik ekiplerine” aktarılmasından endişe ediliyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarında büyük artış yaşanırken, Biden yönetimi bu nedenle bazı kişilere ve gruplara yaptırım uygulamıştı.
Ancak Trump yönetiminin silah sevkiyatlarını yeniden başlatması, bu yaptırımların fiilen etkisiz kalmasına neden oldu.
ABD Kongresi’nde Silah Satışı Tartışması
Senatör Bernie Sanders tarafından sunulan ve İsrail’e yapılacak toplam 8,8 milyar dolarlık silah satışını durdurmayı hedefleyen iki yasa tasarısı, Senato’da reddedildi. 82’ye karşı 15 oyla kabul edilmeyen teklif, İsrail’e bomba ve diğer saldırı silahlarının satışını engellemeyi amaçlıyordu.
Gazze’de Katliam Sürerken Silah Satışı Devam Ediyor
7 Ekim 2023’ten bu yana süren İsrail’in Gazze saldırılarında 165 binden fazla Filistinli şehit oldu kaybetti ya da yaralandı.
ABD’nin İsrail’e verdiği sınırsız destek, yalnızca diplomatik değil, askeri düzeyde de açıkça sürerken, Washington’dan yapılan silah sevkiyatları, İsrail’in sahadaki yıkım kapasitesini doğrudan artırıyor.